Senaryo Yarışması

Hayalinin peşinden gidecek cesaretin varsa bütün rüyaların gerçek olabilir.

5 Aşamalı Senaryo Yarışması


İstanbul Film Akademi düzenlediği senaryo yarışmasıyla Türkiye’nin yetenekli yazarlarını arıyor!

Gönderilen eserlerin titizlikle inceleneceği, yetenek ve yaratıcılık bakımından değerlendirilmeye tabi tutulacağı yarışmanın ana hedefi, yeni senarist adaylarını Türkiye’nin önde gelen yapım şirketleriyle ve televizyon kanallarıyla buluşturmak.

Son yıllarda sektörde doğan taze kan ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak düzenlenen beş aşamalı yarışmanın sonucunda dereceye giren eserler, İstanbul Film Akademi bünyesinde yer alan uzman senaryo danışmanları ve eser sahibinin ortak çalışmasıyla geliştirildikten sonra, menajerliği bizzat İstanbul Film Akademi tarafından üstlenilip yapım şirketlerine ve kanallara sunularak hayata geçmesi sağlanacaktır.


Senaryolarınızı senaryo@istanbulfilmakademi.com adresine gönderebilirsiniz.

1.Aşama: Sinopsis Gönderimi (En fazla 1 sayfa)
2.Aşama: Tretman Veya Genel Hikaye Gönderimi (En fazla 10 sayfa)
3.Aşama: Senaryo Gönderimi (sinema senaryosu için senaryonun tamamı, dizi senaryosu için yalnızca 1. bölüm senaryosunun tamamı, ilk üç bölümün özeti, ilk 13 bölümün hikayesi ve karakter biyografileri)


4.Aşama: Finalistlerin Belirlenmesi ve Online Mülakat (Toplam 30 finalist seçilecektir)
5.Aşama: Mülakat Sonuçlarının Açıklanması (Toplam 10 finalist belirlenecek ve bu finalistler İFA’da 10 haftalık bir senaryo danışmanlık kampına katılmaya hak kazanacaklar, bu 10 hafta boyunca İFA’nın senaryo danışmanlarıyla ücretsiz olarak çalışarak projelerini geliştireceklerdir)
Daha sonra geliştirilen senaryolar İFA tarafından kanal ve yapım şirketlerine sunacaktır)


Yapılan başvurular arasından;
1.aşamada 100 sinopsis
2.aşamada 50 tretman
3.aşamada 30 senaryo seçilecektir.
4.aşamada online mülakatla 10 senarist seçilecektir.
SENARYOLARI senaryo@istanbulfilmakademi.com adresine gönderebilirsiniz.



ETKİNLİK TAKVİMİ

Birinci Aşama Başvuru Tarihi: 1 Şubat 2018 – 10 Mart 2018
Birinci Aşama Finalistlerinin Açıklanma Tarihi: 10 Nisan 2018

İkinci Aşama Başvuru Tarihi: 11 Nisan 2018 – 11 Mayıs 2018
İkinci Aşama Finalistlerinin Açıklanma Tarihi: 11 Haziran 2018

Üçüncü Aşama Başvuru Tarihi: 12 Haziran 2018 – 28 Temmuz 2018
Üçüncü Aşama Finalistlerinin Açıklanma Tarihi: 31 Ağustos 2018

Dördüncü Aşama Online Mülakatlar: 1 Eylül 2018 – 15 Eylül 2018

Beşinci Aşama Mülakat Sonuçlarının Açıklanması ve Proje Geliştirme Süreci: 22 Eylül 2018 – 11 Kasım 2018

Projelerin Kanallara ve Yapım Şirketlerine Sunulması: 25 Kasım 2018


YARIŞMA ŞARTLARI

1.İFA gönderilen hikâyelerin kalitesine göre bu sayıyı arttırma veya azaltma hakkına sahiptir. Sadece beğenilen ve sektör tarafından kabul göreceği öngörülen hikâyeler seçilecektir.

2. Katılımcılar yarışmaya tüm türlerden ve internet,televizyon,sinema dahil tüm mecralara yönelik hikâyelerle katılabilirler.

3.İFA bazı hikayelere ikinci bir şans tanıyarak, yazardan revizyon isteme tasarrufunda bulunabilir.

4. Yarışmaya istediğiniz sayıda hikayeyle katılabilirsiniz.

5.İFA verilen tarihleri değiştirme hakkına sahiptir.

6.İFA ve seçilen ön finalistler arasında sözleşme imzalanacaktır.

7.Geliştirilen senaryoların satılması halinde net satış fiyatının %50 si İFA’ya %50’si senariste ait olacaktır.

8.10 haftalık süreçte yazarın projesini geliştirmekte zorlanması halinde İFA, yazara profesyonel bir senarist atayabilir. Partner Senaristin ücreti, senaryonun geldiği aşamaya göre %5-10-20 olarak belirlenip yazarın payından karşılanacaktır.

9.Geliştirilen senaryoların satışı konusunda İFA 2 yıl boyunca tam ve tek yetkilidir.


Sinopsisler

Tek Cümlelik Sinopsis

Başvuru sahiplerinden ve film yapımcılarından, sıklıkla film hikâyelerinin tek cümlelik bir versiyonu istenir. Bu tek cümle, hikâyenin mümkün olan en sadeleştirmiş versiyonunu ya da en azından kilit olayını sunmalıdır.
Örneğin, aşağıda Somersault için yazılmış bir olay örgüsü önermesi bulunmaktadır:
“Genç bir kız aşkı bulmak umuduyla evden kaçar fakat tanıştığı insanlar en az kendisi kadar kayıptır.”
Bu cümle, Somersault’da olan olayları anlatmanın yollarından biridir. Bu örnekte, başlangıç olayını vermekte, daha sonra gelişecek olayları belirtmekte ve protagonistin (Kahramanın) açmazını ortaya koymaktadır.

Tek Paragraflık Sinopsis
Tek paragraflık sinopsis hikayenin özünü anlamak için önemlidir çünkü KİMİ, NEYİ ve NASIL’ı açıkça belirtir.
Tek paragraflık sinopsis, iki ila dört cümlede, hikayenin kimin hikayesi olduğunu (Kahraman), kahramanın probleminin ne olduğunu, bu problemle ilgili olarak ne yaptığını ve sonucun ne olduğunu ortaya koyar.

Örneğin, aşağıda The Boys’un tek paragraflık sinopsisi bulunmaktadır:
“Brett Sprague, cezaevinden salıverildikten sonra, kendisinin yokluğu nedeniyle dağılmış olduğunu düşündüğü evine ve ailesine döner. Kardeşlerini, kardeşlerinin kız arkadaşlarını, kendi kız arkadaşını ve annesini, şiddet ve erkek dayanışması yoluyla domine etme çabaları, kadınların yabancılaşması ve kaçışıyla neticelenir. Sonunda Brett, birer erkek olarak başarısızlıklarının günah keçisi ilan ettikleri meçhul bir kadının üzerine kardeşlerini intikam için salar.”
The Boys’un bu sinopsisinde belirtilen yalnızca “hikayede ne olduğu” değil, aynı zamanda hikayenin tematik kaygılarıdır.

Tek Paragraflık Sinopsisin “Pitch” (Sunum) Versiyonu
Bazı yazarlar, tek paragraflık sinopsislerini, yapılandırılmış bir sunum olarak yazmayı tercih edebilirler. Bu takdirde sunum aşağıdaki gibi görünecektir:
Bu hikaye bir… (Romantik komedi, kara film, psikolojik drama vs.)
…hakkında… (Bir iki sıfatla kahramanınız)
…isteyen/ihtiyacı olan/kalkışan… (Kahramanın problemi veya amacı)
Hikayenin ilk ana plot (Olay örgüsü) noktası (Kahraman, amacına ulaşma doğrultusunda ne yapıyor)
Hikayenin ikinci ana plot noktası.
Hikayenin üçüncü ana plot noktası. (Bu bir zıtlık olabilir ve “Fakat…”la başlayabilir)
(Not: En çok üç plot noktası olamalıdır!)

Şahika
Kapantı (Kahramanın ne kazandığı, ne kaybettiği veya ne öğrendiği)
Örneğin aşağıda Travelling North’un sunum versiyonu bulunmaktadır:
“Bu, kasvetli bir Melbourne huzur evinde hapsolmuş, memnuniyetsiz kızlarının taleplerinden bunalmış, orta yaşlı bir dul olan Frances’la ilgili bir komedi-dramdır. Frances, kocamış ama tutkulu aşığı Frank’le birlikte kaçar ve kuzeye; pastoral Queensland kıyılarına doğru bir yolculuğa çıkar fakat Frank’in kalp rahatsızlığını ondan gizleyen, iletişim kurulamaz huysuz bir ihtiyar olduğu ortaya çıkar. Kızlarıyla ilgili duyduğu suçluluk yüreğini kasıp kavursa da Frances, onun bakımını üstlenerek, yerel bir doktor ve dul bir komşularının yardımıyla Frank’in hemşiresi olmak durumunda kalacaktır. Frances, bunun üzerine hassaslaşan Frank’in kabuğunu kırmayı başarır; beraber mutluluğu bulurlar ve sonunda evlenirler. Frank ölür ve hem doktor hem de komşuları ona yardımcı olmayı önerseler de Frances kendisini bulur ve nihayet özgürleşir: Kuzeye doğru gitmeye devam edecektir.”
Nispeten daha uzun olan sunum versiyonunun, birçok avantajı vardır. Birincisi, fiilen bir sunum olarak kullanılabilir. İkinci olarak, bir sunum olarak makul derecede kısadır ve MEGO (Beynin uzunluk, karmaşıklık vb nedenlerle algılamayı reddetmesi için kullanılan bir deyim) etkisinin oluşmasını engeller. Üçüncü olarak, sunumun başarısı veya başarısızlığı, sunumun dinleyenleri yakalayıp yakalamadığı ve soru sordurup sordurmadığına bakılarak hemen anlaşılabilir. Ayrıca, hikaye anlatıcısını, yalnızca hikayesinin ne olduğunu tanımlamaya zorlar.
Bu form, çoklu protanogist yazarlarını zorlayabilir (Ör: Lantana). Konunun bir grup olduğu bu gibi durumlarda, grubun üyelerinin ortak noktalarına odaklanılmalıdır. (Lantana örneğinde bu, yalnızlık ve imkânsız aşktır) Benzer şekilde, büyük soygun ve suç filmi (Ör: Two Hands) yazarları, tek paragraflarını, bunun hala birisinin hikâyesi olduğu ve o birisinin çözüme kavuşturması gereken bir problemi olduğu gerçeğine dayandırabilirler.


Tek Sayfalık Sinopsis

Yaygın olarak kabul edilen sinopsis formatı bir veya en fazla 2 sayfalık bir dökümandır. (‘1 sayfa’ gerçekten bir sayfa anlamına gelir. Kimseyi, küçültülmüş fontla bir sayfaya daha fazla şey sıkıştırma ve paragraf boşluğu bırakmama girişimleriyle kandıramazsınız.)
Tek paragraflık sinopsis gibi, tek sayfalık sinopsis de KİM, NE ve NASIL’la ilgilenir fakat ayrıca diğer ana karakterleri ve onların çatışma çizgilerini de kurar; bu karakterler için ne söz konusu, zaman ve mekanın kurgusu ve hikayenin ana dönüm noktaları…
Bu sonuncusu hayatidir; her sinopsisin temel fonksiyonu, hikâyenin yapısını yani nasıl başladığını, nasıl geliştiğini ve nasıl bittiğini ortaya koymaktır. Sinopsis, bir hikâyenin sonunu yalnızca eğer izleyiciyi bir son olduğuna ikna etmek istiyorsa ve bu son mantıklı ve ondan önce gelen her şeyin dramatik bir sonucuysa açık etmelidir. Sinopsis bir satış dökümanı olsa da kesinlikle bir teaser değildir. Üç noktayla bitmemelidir. Yalnızca, okurun “sonra ne olduğunu” merak edeceği bir önerme sunmamalı, tüm hikayeyi anlatmalıdır. Her şeyden önce, okuyucuda tetiklenmesi gereken “hikayenin nasıl evirileceğine” dair salt bir merak değil, bu hikayenin bir film olarak yaratacağı muhtemel heyecandır.

Özetlemek gerekecek olursa, tek sayfalık sinopsis: olmaması halinde hikayenin başlamayacağı olayı, amaçlarına ulaşma yolunda karakterlerin verdiği kararları ve yaptıkları eylemleri, karşılaştıkları engelleri ve bu engelleri aşmak için yaptıkları şeyleri, kazanıp, kazanmadıklarını ve hikayenin sonunda onları nerede bıraktığımızı içermelidir.
Sinopsis, sıkıştırılmış yapısına rağmen, okuyucuya karakterlerle ilgili bir hissiyat verir çünkü onların temel tercihlerini ve eylemlerini barındırır ve bir dramada karakteri, seçimler ve eylemler tanımlar.
Son olarak, ekran draması (ve belgesel de buna dahildir) sebep sonuç ilişkisine dayalı olarak gelişen bir hikayeye ihtiyaç duyar. Okuyucu, tek sayfalık sinopsiste, hikayenin yükselen bir tansiyonla inşa olduğunu ve geliştiğini, daima çatışmalarla yüklendiğini ve sonucun değerli bir şeyler sunduğunu görmek ister.

“The Drama Outline”
“Drama Outline”, üç ila sekiz sayfalık bir dokümandır. Tek sayfalık sinopsisin, hikâyenin motiflerini tanımlamak, neden-sonuç ilişkisini sergilemek ve anlatımın ekrandaki akışını göstermek amacıyla genişletilmiş bir versiyonudur.
Bu nedenle, “drama outline”, yazarın hikaye anlatım becerilerine daha fazla ihtiyaç duyar.
“Drama Outline” yazarken, sadece aktları değil aksiyon bloklarını da düşünmek faydalı olacaktır. Bu fikri kafanızda grafik olarak canlandırmanız gerekecek olursa, hikayenin bütününün anlatım akışını yatay bir düzlem olarak veya yükselen bir kavis olarak düşünebilirsiniz.
Bu düzlem boyunca, sekanslar veya aksiyon blokları birbiri ardına, bir önceki bir sonrakine bağlanacak ve kendinden sonra geleni hazırlayacak şekilde (neden sonuç ilişkisi içinde) ilerler. Eğer aşağıdaki gibi bir sahne sıralaması yaparsanız, sahnelerin akışını bloklar halinde ve sahnelerin neyi meydana getirdiklerini gösterecek şekilde bir araya toplama imkânınız olacaktır.

Örneğin aşağıda Poof’un bu şekilde görünen bir versiyonu bulunmaktadır. Unutmayın! Her blok tek bir sahne olabileceği gibi bütün bir sekans da olabilir.
Blok 1: Flashback: Kör çocuk Martin. Güvenini kaybediyor.
Blok 2: Yetişkin Martin, fotoğrafçı; kahramanın gündelik dünyası; intro Andy & Celia
Blok 3: Tesadüfi karşılaşma: Martin ve Andy kediye veterinire götürüyorlar ve bağ geliştiriyorlar.
Blok 4: Martin, Celia’nın seksüel yaklaşımlarını reddediyor.
Blok 5: Andy, Martin’in fotoğraflarını tarif ediyor ve onu açık hava sinemasına davet ediyor.
Blok 6: Arkadaşlık, açık hava sineması ve sonrasında gelişiyor.
Blok 7: Celia, Martin konusunda bir rakibi olduğunu öğreniyor.
Blok 8: Andy, seksi Celia ile buluşuyor ve Martin’e yalan söylüyor.
Blok 9: Celia bahisleri yükseltiyor: Martin’e kendisiyle konsere gitmesi için şantaj yapıyor.
Blok 10: Martin, Celia’yı yine reddediyor.
Blok 11: Celia, rakibi Andy’i baştan çıkartıyor.
Blok 12: Flashback: Martin’in annesi ölüyor.
Block 13: Martin, Andy ve Celia hakkındaki gerçeği öğreniyor.
Block 14: Andy, Celia’nın Martin’i sevdiğini anlıyor.
Block 15: Martin, Celia’yı kovuyor.
Block 16: Martin ve Andy tekrar bir araya geliyor.

Açıkça görülebildiği üzere bu, hikâyeyi oldukça kabaca, genel hatlarıyla anlatmanın bir yoludur; her sahneyi kapsamaz ve çekim senaryosunda olduğu gibi grift bir yapıya sahip değildir.
Yine de, hikâyenin genel yapısını ve neden sonuç inşasını gösterir. Böylece, Proof için “outline”, yalnızca “NE”ye değil, “NEDEN” ve “NASIL”a da referans içeren 16 paragraftan oluşabilir. Örneğin, karakterlerin motifleri ve bir aksiyonun doğurduğu reaksiyonun nedeni, bir sonrakine yol açar ve bu şekilde devam eder. 90 ila 120 dakikalık bir senaryoyu, 3 ila 8 sayfaya sıkıştırırken, detaylara yer yoktur; açık ve net olması gereken, her bloğun, genel hikaye niyetiyle bağlantılı dramatik amacı ve fonksiyonudur.

The Scene Breakdown vs Te One Liner Scene List
“Scene breakdown”un resmi bir belge olarak kullanılması bugünlerde dizilerle ve televizyon dizileriyle sınırlandırılmış durumda.
Olay örgüsü toplantısından veya programın senaryo departmanı tarafınca yazara doğrudan verilen talimat sonrasında yazar, dizi ya da dizi bölümlerinin hazırlık veya geçici versiyonlarını kaleme alır.
Dolaylı anlatımıyla olsun, detaylı yapısıyla olsun “Scene Breakdown” bugüne kadar icat edilmiş en sıkıcı edebi form olabilir fakat yine de bir senaristin, genellikle “one-liner scene list” denilen listeyi hazırlaması tavsiye olunur.
Bu, hayati bir iç hazırlık dokümanıdır. (Amerikan ders kitaplarında “beat sheet”, İngiliz ders kitaplarında step outline olarak geçer), Scene List , yapıyı -yani mesela örneğin sahnelerin doğru sırada olup olmadığını- kontrol etmenin, tekrarları, ilginin başka yöne kaymasını, çıkmazları veya anlamsız sahneleri engellemenin en ideal yoludur.
Senaristler, kendi menfaatleri için, scene listin ötesine geçebilir ve daha fazla detaya girebilirler (Bazı senaryo guruları bunu önermektedir) fakat ideal olarak scene list, sahne başına, biri aksiyonu, diğeri sahnenin neyle ilgili olduğunu sahne başına anlatan iki satırdan oluşur.
Bazıları, “one-liner”larını kartlarının üzerine yazmayı tercih eder ki bu iyi bir fikirdir çünkü böylelikle sahnelerin yerine değiştirilmek istendiğinde kartların yerinin değiştirilmesi yeterli olacaktır.
Eğer bir sahneyi, iki cümleyle açıklamak zorsa, büyük ihtimalle o sahneyi yazmak da zor olacaktır çünkü bu o sahnenin dağınık ve bulanık olduğunun bir göstergesidir. Ve yazması zor olan bir sahne, muhtemelen aynı zamanda kötü bir sahnedir.
Burada bahsedilmeye değer bir diğer dizi ve televizyon dizisi pratiği de karakter profilleri yazmaktır. Bunun amacı, oyunculara ve yönetmenlere kast esnasında kolaylık sağlamaktır fakat aynı zamanda yazarın karakterlerin arka planını ve motiflerini keşfetmesine de yarar. Bu keşfin, hikayeye hizmet etmek üzere senaryoya ne kadar yansıyacağı başka bir konudur.
Karakter keşfi (ya da açıklaması) kendi iyiliği için genellikle örnekleme ya da hikaye markingleme süresiyle neticelenir.
Her hâlükârda su götürmez olarak, tretmanda, senaryoda ya da ekranda karakterin yaptıklarından ya da söylediklerinden şekillenmesi gerekir. İzleyicilere, sinemaya girerlerken, karakter profilleri dağıtılmayacaktır.

Drama Tretmanı

Tretman, hikayenin stilini ve anlatısını gözler önüne serme anlamında, hikayeye dramatik ve sinematik yaklaşımınızı ortaya koyar. Genellikle 15 ila 30 sayfalık (Kısa filmler için daha kısadır) bir dökümandır. Hazırlanışı büyük ölçüde –onle liner scene list dahil- yukarıda açıklanmış dokümanlardan yardım alır.

Bir drama projesi için gerekli olan tretman, tıpkı outline gibi bir ‘satış’ dokümanıdır fakat kesinlikle bir teaser değildir. Okuyucuyu, sinematik bir hikaye olduğuna ve yazarın hikaye ve anlatımına bütünüyle hakim olduğuna ikna etmelidir. Daha uzun bir doküman olarak tretman, subplotları içermeli ve subplotların ana plota nasıl entegre olduğunu ve yansıdığını göstermelidir.

Örneğin aşağıda Lantana’nın tretmanından bir bölüm yer almaktadır:

Leon eve döndüğünde -saat geçtir- suçlu hissetmektedir ve kaygılıdır. Nerede olduğuyla ilgili yalan söyler. Sonya bir şeylerin ters olduğunun farkındadır –ve Leon da bunu bilmektedir- fakat bir şey belli etmez. Leon bir sonraki sabah koşuya çıkar, kötü kalpli bir adam olmadığını kendisine ispat etmeye çalışmaktadır – ya da belki felakete kur yapmaktadır. Adamın birine çarpar. Leon adamı darp eder fakat adamın sinip ağlamaya başlamasıyla şaşırır. Yaralı ve diğer adamın kanıyla kaplı olarak eve döndüğünde Leon, bu erkek kırılganlığını açıklayabilecek gücü kendinde bulamaz ve Sonya’ya düştüğünü iddia ederek yalan söyler.

İşte, Claudia’a da yalan söyler: kafasını çamaşır askılığına vurduğunu söyler. Claudia, oldukça net bir şekilde Sonya’ya söylediği yalanlarla ilgili artık arkasını kollamayacağını ifade eder. Gına gelmiş bir şekilde, Leon’u evliliğini tehlikeye atmakta olduğu için azarlar.

Bu esnada Valerie’nin hastası Patrick’le yine bir seansı vardır. Objektif kalmakta zorlanır ve Patrick’in, gay sevgilisinin karısıyla ilgili tanımlamalarını rahatsız edici bulur. Kendini bu kadınla özdeşleştirir ve kendini onu savunmak zorunda hisseder. Daha sonra, rahatsız edici duygularını John’a açar fakat John tartışmayı keser… Valerie’nin Patrick’i yargıladığını düşünmektedir; onu başka bir terapiste yönlendirilmesini ister.

Bu örneğin göstermeye çalıştığı, hikayenin çoklu bakış açılı, tematik olarak birbirine bağlantılı, paralel olarak akan küçük bir bölümüdür. (Lantana’nın senaryosunda, hikayeler daha da parçalı olarak birbirinin içine geçmiş haldedir fakat bu bir senaryo değil tretman örneğidir.)

Bir hikayenin çoklu akışlı ve subplotlu tretman versiyonunda, “Bu esnada” veya “Aynı zamanda” veya “Şehrin diğer ucunda” gibi, başka bir akışa veya subplota geçişi belirten ifadeler kullanmak bütünüyle uygundur.

Tretmanın: “Hikayenin, yalnızca ne görüldüğünü ve ne duyulduğunu, sinematik bir şekilde ve şimdiki zamanda anlatma yöntemi” gibi standart tanımları vardır.

Tam olarak böyle olması gerekmemektedir ve bu tanımla ilgili tretman yazarının düşebileceği tuzak; scene breakdown gibi görünen ve okunan bir şey yazmasıdır.

Bir tretmanda, diyaloglar, lokasyon tasvirleri vb. gibi detayları içeren bir seviye gerekli de değildir, üretken de değildir. Buna hem yer yoktur hem de bu gibi şeyler, anlatı akışını zora sokarak okuyucunun hikayeye hakimiyetini engelleyebilir. Tretman, outline’dan uzun olmasına rağmen, 90 ila 120 dakikalık ekran süresini 15 ila 30 sayfaya sıkıştırarak halen filme dair bir şeyler söyler.

Buna rağmen, tretman film hikayesinin düz yazı özeti olduğundan, motifleri ortaya koyması, düşünceleri ve hisleri tarif etmesi uygundur. Senaryoda ve filmde, tabii ki, bu şeyler görülenden ve duyulandan çıkarılır.

Yani, sahnedeki ve diyaloglardaki detaylardan kaçınılmalıdır. Sonuncusundan kolaylıkla kaçınılabilir; tretmanda istenen karakterlerin söyledikleriyle ne amaçladıkları ve diyalogların neye hizmet edeceğidir.

Örneğin aşağıda Proof’un temel tretman gelişiminin bir versiyonu bulunmaktadır:

“Martin, test etmek amacıyla Andy’e son seri fotoğraflarını sorar – Bu fotoğrafları Martin Braille’de stickerlarla işaretlemiştir. Martin’in de sempatik bulduğu, Andy’nin tanımlamaları bir miktar alaycı olmakla birlikte etkileyici ve eğlendiricidir. Martin’in gardı halen yukarıdadır fakat yeni arkadaşına güvenmeye başlar. Fotoğraflardan birinin Celia’ya ait olması Martin’i şaşırtır. Martin, temizlikçisine karşı kibirli hatta kabadır fakat Andy’nin onunla ilgilendiğini ve etkilendiğini görememektedir. Rolünden memnun Andy işi ilerletir: Açık hava sinemasındaki filmi Martin’e anlatacaktır.”

Örnekte de gördüğünüz üzere, settingin tanımı yapılmamaktadır çünkü hikaye için önemli değildir. Buna rağmen karakterlerin motivasyonları nettir. Andy’nin Martin’in fotoğraflarıyla ilgili tanımlamaları yapılmamış; bunun yerine tanımlamaların türü ve karakterler arasında geliştirdiği ilişkiye önem verilmiştir. Yer verilen tek detay Celia’nın fotoğrafıdır çünkü bu temel bir kurulumdur ve Andy’nin Martin’in düşündüğü kadar güvenilir olmayabileceğinin ipucunu vermektedir.

Vecize gibi diyaloglar her zaman tahmin edilebilirdir ve 10’da 9’u dramatic bağlama konulduğunda çalışmaz. İyi film diyalogları (Örneğin “Çal, Sam”, “Kimse mükemmel değildir”, “Gün bugün”, “Burada iletişimle ilgili bir başarısızlık yaşıyoruz”, ve hatta “Hayır, tatmin olmadık dostum!”) bağlamları bakımından iyi film diyaloglarıdır.

Detay olarak, plot ne kadar karmaşıksa, o derece detaylara girmek gerekecektir. Aksi taktirde plot anlam ifade etmeyecektir. Yapımcının okuyucusu, tretmanın netlik adına olayları daha detaylı açıklamasına ihtiyaç duyacaktır. Kiss veya Kill gibi bir film için detaylara girmeden tretman yazmayı deneyin.

Yine de ne kadar çok açıklama olursa, ne kadar mekanik ve teknik detay barındırıyorsa hikaye kendisine bir yapı olarak o kadar ilgi çeker. Tretman, yetişmiş profesyoneller tarafından okunacak olsa da, onlar da hikayeye kapılmak isterler.

Dahası tretmanın, yapılandırılmış bir hikaye sunması gerektiğinden, olay akışları bir hikaye olarak senaryoda olduğundan daha belirgin ve parlak olacaktır. Senaryoda okuyucu, güzelce ve zekice bir hazırcevaplıkla yazılarak durumu kurtaran bir sahneyle, aksiyon dolu bir soygunla veya erotik bir yakınlaşmayla aldatılabilir. Tretmanda ise bunlar yalnızca eğer gelişen anlatıya bağlı olaylarsa yer alacaklardır.

Birçok senarist, tretman yazmaktan nefret ettiklerini söylerler ve tretman yazmak gerçekten de zordur fakat sağlam bir tretman yazmanın zorluğu senaristin hikayesini bilmemesinden de kaynaklanıyor olabilir.

Hikayenin problemleriyle samimi olarak yüzleşildiği bir tretman, senaryo yazmayı çok daha kolay hale getirecektir. Hikaye ve hikayenin anlamı film yapımcılarının kafasında tretmanda gösterildiği gibi netse, senaryoyu yazmak yalnızca bir zanaat meselesi haline gelecektir.